Şeker hastalığı (diyabet), bağışıklık sistemi hastalıkları veya ciddi kalp rahatsızlıkları kontrol altında değilse, implantın kemikle kaynaşma süreci olumsuz etkilenebilir. Ancak bu hastalıklar tamamen engel değildir; düzenli takip ve doğru planlama ile implant yapılabilir.
İmplantın uzun ömürlü olabilmesi için yeterli kemik desteği gerekir. Uzun süreli diş eksikliği yaşayan hastalarda çene kemiğinde erime görülebilir. Bu durumda:
Kemik grefti
Sinüs lifting gibi ek işlemler
gerekebilir.
Sigara, implantın kemikle kaynaşmasını (osseointegrasyon) olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Günde fazla sayıda sigara içen hastalarda implant başarısızlık riski daha yüksektir. Bu nedenle implant sürecinde sigaranın azaltılması veya bırakılması önerilir.
İmplantlar çürük yapmaz ancak çevre dokular enfeksiyona açık olabilir. Ağız bakımına dikkat etmeyen hastalarda implant çevresi iltihabı (periimplantitis) riski artar. Bu da implant kaybına kadar ilerleyebilir.
Genellikle 18 yaş altındaki bireylerde çene kemiği gelişimi tamamlanmadığı için implant tedavisi önerilmez. Bu yaş grubunda alternatif tedavi seçenekleri tercih edilir.
Hayır.
Risk faktörlerinin varlığı, implant tedavisinin kesinlikle yapılamayacağı anlamına gelmez. Deneyimli bir hekim tarafından yapılan detaylı muayene, doğru marka seçimi ve kişiye özel tedavi planı ile birçok risk kontrol altına alınabilir.
Önemli olan, hastanın tüm tıbbi geçmişinin doğru şekilde değerlendirilmesidir.
İmplant tedavisi yüksek başarı oranına sahip bir uygulamadır. Ancak her hasta için standart bir yöntem değildir. Riskli grupta yer alan hastalarda doğru planlama yapılmadığında sorun yaşanabilir.
Bu nedenle implant yaptırmadan önce fiyat kadar, tedaviyi uygulayacak ekibin deneyimi ve kullanılan implant sisteminin kalitesi de dikkate alınmalıdır.